Bu Blogda Ara

31 Ekim 2010 Pazar

TARÇINLI


Çok Sevgili Lami Dayı bu tatlıyı bana aylar önce bloga koymam için fotoğraflı olarak gönderdi ama ben tatlıyı yapmadan-tadına bakmadan-kendi yaptıklarımın fotoğrafını çekmeden koymak istemedim.Bu hafta sonu kendimi biraz mutlu edebilmek için tatlıyı yapmaya karar verdim-şu aralar ki ruh halimi de ancak bu kadar zor,bu kadar ağır bir şey kaldırabilirdi.Ama tatlının tarifini 1. ağızdan-Lami Dayıdan veriyorum;

‘’Ben bunu Ree isimli bir hanımın blogundan aldım. Hazırlamadan önce, insanları uyarmak gerekiyormuş .
1- Kırk yılda bir ve kırk saat uğraşıp hazırladıktan ve sizin için özel kişilere ikram ettikten sonra, bir çok kişiden evlenme teklifi alabilirmişsiniz.
2- Ya da aldığı ilk ısırıktan sonra hazdan bayılan ve bayılıp düşerken kafasını masaya vuran kişi, ertesi gün sizi dava edebilirmiş.

Ya Bismillah, başlayalım bakalım.

Önce hamurunu hazırlayacağız. 4 Bardak süt, 1 bardak bitkisel yağ ve bir bardak da şeker koyup karıştırın. Karışımı kısık ateşte ısıtın. Kaynamasın. Kaynama noktasına yaklaştığında indirin ateşten. Bir kenara alıp soğuması için 45-60 dakika bekletin-balkona koyun ben öyle yaptım Soğusun, hafif ılıklaşınca, 2 paket kuru maya ekleyin. Mayanın adı kuru maya. O yüzden 1 dakika falan bekleyin, maya nemini alsın. Kendine gelsin.8 Bardak un ekleyin. Karışıtırın.Üstünü kapatın. 1 saat dinlendirin. 1 Saat sonra kocaman oluyor,kabarıyor.
Bu haldeyken 1 bardak daha un, bir tatlı kaşığı kabartma tozu ve dolu bir tatlı kaşığı tuz ekleyin.
Karıştırdınız değil mi? Üstelik yoruldunuz da belki. Hay hay ! Koyun dolaba, devam etmek istemiyorsanız, kalsın, 3-5 saat, 1 gün, 2 gün kalabilir. Hiç sakıncası yok. Arasıra bir gözatarsanız iyi olur. Kabarıp tencerenin dışına taşmak isterse, elinizle üstünden bastırıp, otur yerinde diyebilirsiniz.
Hazır olduğunuzda çıkarın hamuru dolaptan.
Biraz un serpin çalışacağınız yere.
Hamurun yarısını alıp, dörtgen şeklinde şeklinde açmaya başlayın. Hamur incelirken hem boyuna ve hem de enine genişlemeli.
Açtığınız hamurun üzerini 1,5 – 2 bardak eritilmiş tereyağıyla kaplayın.Şeker bol nasıl olsa. Bir bardak şekeri de o tereyağının üzerinde serpin. Ve tabii. Tarçın. Bol bol dökün.
Rulo yapacağız. Karşı taraftan başlayarak, kendinize doğru ve mümkün olduğu kadar sıkı sarmaya başlayın. Hamurun, her iki ucunda malzemeler akarsa, aldırmayın, silersiniz.
Aman sardıktan sonra sizin tarafınızdaki kenarını biraz mıncıklayıp, ruloya iyice yapıştırın, açılmasın.
2 Cm eninde rulolar halinde kesin ve tepsiye dizin.
İyi gidiyor, değil mi? Şimdi diyeceksiniz ki, 20 saniyedir, hiç tereyağı ilave etmedik. Edeceğiz tabii. Her kabın içine bir yemek kaşığı eritilmiş tereyağını yayın.
Dizdikten bir 20 dakika kadar bekletin. Kendine gelsin rulolar. Ondan sonra 400 derecelik fırında 20 dakika kadar pişmeye bırakın.
Siz fırını beklerken, sosunu hazırlayacaksınız.
Bir kaba, 1 paket pudra şekeri. 2 çay kaşığı mahlep (koku verecek), yarım bardak süt, çeyrek bardak tereyağı, çeyrek bardak nestkafe ama suda eriterek ve yarım çay kaşığı tuz.
Şimdi konu komşudan şöyle güçlü kuvvetli, babayiğit bir adam çağırın. Karıştırması için.
Karışım ya da sosumuz yoğun ama akıcı olmalı.
Fırından ruloları çıkarın. Üzerlerine bu sosu, bol bol dökün ve siz başka işlerinizle ilgilenin. Sos iyice otursun ve ruloların etrafını tamamen kaplasın.
İşte tatlımız, lezzetiyle, kokusuyla ve görüntüsüyle servise hazır. Afiyet olsun.
(Sahi, yatmadan önce etken maddesi simvastatin olan bir ilaç alın. Mesela 20mg’lık Zocor. Kolestrol derdiniz olmaz.)''

Not:Rulo yaparken içine ceviz ya da elma marmelatı hatta ikisi birden de konabilir.-Pişerken ev gerçekten çok güzel kokuyor,umut patiseri gibi :) bilen bilir...

çok teşekkür ederim Lami Dayıcığım...

30 Ekim 2010 Cumartesi



KAHVE ÇEKİRDEĞİ KURABİYESİ

•125 gr margarin
•yarim bardaktan az pudra sekeri
•1 tatli kasigi kabartma tozu
•1 paket vanilya
•2 tatli kasigi nescafe (yarim tatli kasigi su ile eritin-rengini koyu isterseniz arttırın),birazcık da türk kahvesi
•1 tatli kasigi kakao
•1 su bardagi tepeleme un


Yumusamis margarini pudra sekeri ile krema haline gelene kadar karistiriyoruz -diger malzemeleri ekleyip yumusak bir hamur elde edene kadar yoguruyoruz
(eger hamur civik olursa 1 veya 2 kasik un ekleyebiliriz)Hamurumuz istenilen kivama geldikten sonra oval olarak yuvarliyoruz,ortasina bir bıçak yardimiyla kahve sekli veriyoruz ve ortasına da bir kahve çekirdeği konduruyoruz. Isıtılmis firinda kurabiyelerimizi pisiriyoruz. Kahvenin yanında ikram etmeniz tavsiye edilir.
Afiyet olsun.Fırında çıktıktan sonra fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum,üzgünüm.





GÜL KURABİYE


2 adet yumurta
1 paket (250 gr) margarin
1 su bardağı pudra şekeri
400 gr mısır nişastası

Malzemeleri karıştırıp kurabiye hamuru haline getiriyoruz. Bir merdane yardımı ile hamuru açıp çay bardağı ile daireler kesiyoruz. Fotoğrafta görüldüğü gibi üç tane daire şeklinde hamuru üst üste koyarak rulo yapıyoruz ama bastırmadan nazikçe. Bıçakla ortadan kesip gül şeklini veriyoruz. Fırında üzeri çok pembeleşmeden alın. Pudra şekeri serpiştirerek servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun…
Çok güzel görünen-yapması çok da eğlenceli olan bir kurabiye :)



SEMİZOTU SALATASI
İçindeki tüm malzemeler organik-yaylada bahçede kendi kendine çıkan soğukluk(semiz otu),domates ve yavru soğanlar :) üstüne bolca kırmızı biber...narekşisi ve tuz-ağzım sulandı.
afiyet olsun


EKŞİ-TATLI PASTA

Kafamı dağıtmaya çok ihtiyacım var ama yeni bir şeyler yapamadığımdan ben de arşivi dökmeye karar verdim.Yazdan kalma tam bir yazlık pasta buldum-yazın son demlerinde iyi gider-tavsiye ederim.

Alt taban için ; 1 kilo süt, 1 paket vanilya, 3 fincan un, 2 fincan şeker. Muhallebi kıvamında pişirip, yuvarlak borcama döktüm. Üstü için ise 1 şişe limonata, 2 fincan nişasta ( dolu tepeleme ), 1 fincan şeker, yarım limon suyu ve rendesi. Hepsini karıştırıp muhallebi gibi bir şey yaptım.Alttaki karışımın üstüne döktüm.(Alt taban donmuş olmalı ki üstündekini tutsun.) Üstünü nane yaprakları ile süsleyebilirsiniz-limonata ile çok uyumlu oluyor.Afiyet olsun.

Not:Muhallebinizin üstünü arzuya göre limonata yerine vişne suyu,çilek püresi ya da şeftali püresi ile de hazırlayabilirsiniz.

14 Ekim 2010 Perşembe

Çalışma hayatı ne kadar da zormuş-hiçbir şey yapamıyorum :(

6 Ekim 2010 Çarşamba




ANTAKYA'DA AFFAN KAHVESİNDE HAYTALI...yenilmeli!

3 Ekim 2010 Pazar




BİBER EZME

Tukaş'ın paprika sosu kahvaltıda yemek için çok güzel oluyor, Ankara'da simitle çok iyi gidiyordu. Tat'ın acı biber sosunu aldım paprikanın yerine ama hiç ilgisi yok kimse yemedi dolapta duruyordu. Ben de onu yenebilir hale getirdim, çok güzel bir meze olmuş oldu.

Acı biber sosuna bolca dövülmüş ceviz,zeytinyağı,tahin ve tuz koyup karıştırdım ve servis tabağına aldım- üzerini de kuru nane ve cevizle süsledim.
(Aynı tarifi annem Antakya'dan aldığımız el çekmesi acı biber salçasıyla yapıyor,ama çok acı oluyor-ben yiyemiyorum.)Afiyet olsun :)




TAHİNLİ MAYDANOZ

Bugün akşama balık yapınca yanına salatayı yapmak anneme, mezeleri yapmak da bana düştü. Evdeki malzemelerle en hızlı ve kolay olan tahinli maydanoz yaptım ben de.

1 demet kadar maydanozu yıkayıp incecik doğradım. Ayrı bir kapta tahin,limon suyu,tuz,kırmızı pul biber ve dövülmüş sarımsakları iyice karıştırdım. Eğer kıvamı sert olursa biraz su koyabilirsiniz. Bu karışımla maydanozları karıştırıp servis tabağına koydum- üzerini de kırmızı pul biberle süsledim. afiyet olsun :)

12 Eylül 2010 Pazar

9 Eylül 2010 Perşembe




MELİS'İN PASTASI
( Blogun nazar boncuğu )



GÜVEÇ

Yaylada haftasonları yapılan yemeklerden ilk 3 arasına girer. Kolaydır-lezzetlidir-piknik havası yaratır.

Derin bir güveç içerisine önce etlerimizi diziyoruz,kemikli olması daha da takdire şayandır. Doğradığımız bol soğan ve sarımsağı salça ile birlikte etle yoğuruyoruz ve Üzerine irice doğranmış patlicanları koyuyoruz.Üst katına bol bol domates doğruyoruz ve en üste de biberlerimizi yerleştiriyoruz. Tuzunu serpiyoruz, eğer etimiz yağsızsa biraz yağ gezdiriyoruz. Güveci aliminyum folyo ile kapatıp en yakın taş fırına götürüyoruz-söylenen saatte de gidip alıp afiyetle yiyoruz.

Eğer evin yakınlarında fırın yoksa evimizin fırınında- güvecimiz yoksa fırınımızın tepsisinde de pişirebiliriz.



GÜLLAÇ-iyi bayramlar

Nedense sadece ramazan ayında yaptığımız ama aslında 12 ay versen yiyebileceğimiz çok hafif bir tatlı. Bu yılda Bayrama özel yaptım-güllaç sezonu finali.

1.5 litre kadar sütün içine 3 bardak kadar şeker koyup ocağın üzerinde şeker eriyinceye ve el yakmayacak sıcaklığa kadar sütü pişiriyoruz. Ocaktan alıp içine dileyenler 1 çay kaşığı kadar gül suyu koyabilir- açıkçası ben pek tasvip etmiyorum.
Genişçe bir tepsiye güllaçların parlak yüzleri üste gelecek şekilde tek tek süt dökerek ve elimizle de yumuşatarak- 2 kata bir arasına ceviz dökerek tepsiyi tamamlıyoruz.En üste de kalan sütümüzü döküyoruz biraz donmasını bekliyoruz. Üste de cevizini serpip nar-böğürtlen-çilek gibi meyvelerle de süslüyoruz. Kaç tabak hesabını tutmadan yiyoruz. Afiyet olsun-İYİ BAYRAMLAR OLSUN...

Not : Önemli olan güllaç yapraklarının parlak kısımlarının üste gelmesi-bu kısımların üzerine süt dökmemiz.

8 Eylül 2010 Çarşamba



DOMATES ÇORBASI

Tencerede tereyağını eritip 2 kaşık kadar unu kavuruyoruz.Un kavrulunca rendelediğimiz bolca domatesi ilave edip biraz pişiriyoruz- bir bardağın içinde 1 kaşık kadar domates salçasını sıcak su ile eritip domatesin üzerine döküyoruz.Daha sonra üzerine sıcak su ilave ediyoruz.İçine 2 avuç kadar da ince bulgur atıp kaynamaya bırakıyoruz. Ocaktan indirince taze nanelerimizi ince ince kıyıp içine atıyoruz, çok kolay hafif bir çorba oluyor. Afiyet olsun.



SUMAKLI ROKA SALATASI

Roka ve naneyi doğruyoruz üzerine sumak ve tuz atıyoruz ama sumağı hiç sorgulamadan bolca atıyoruz, ben 4 tatlı kaşığı tepeleme attım. Bu karışımı hiç utanmadan çekeinmeden elimizle karıştırıyoruz-iyice karışmasını sağlıyoruz. İnce uzun doğradığımız mor soğanı küçük bir kapta tuzlayıp elimizle üfeliyoruz.( http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=%FCfelemek&ayn=tam )Soğanı da yeşilliğe ekliyoruz.

Başka bir tarafta 2 domatesi rendeleyip, rendelenen domatesin içine zeytinyağı ve narekşisi koyup bunu yeşilliğin üzerine döküp kaşıkla iyice karıştırıyoruz. Değişik olan salatanın suyu mutlaka içiyoruz. Afiyet olsun.



BİBER ÇÖKERTME

( Ulviye Yenge tarifidir.)

Köy biberlerimizin kafalarını koparıp çekirdeklerini çıkarıyoruz-içini dışını yıkıyoruz. Tencerenin dibine biberleri diziyoruz,üzerine de güzel domates bulup bolca doğruyoruz ve pişiriyoruz-tuzunu da ilave edip servis ediyoruz.

Tadı turşu gibi oluyor ve her öğünde yemeğin yanında güzel gidiyor. Sıcakken de soğukken de ayrı bir tadı var-meze olarak da tavsiye edilir.
( Her türlü biberle yapılabilir ama kabuğu ince olan biberle yapılırsa daha bir güzel.) Afiyet olsun.



SASÜLYE
(MELİS'İN DEYİMİYLE)

Fasülye maşallah bin çeşit:boncuk-sırık-ayşe kadın gibi.Henüz daha hangisi daha güzeldir öğrenemedim- o yüzden kafama göre takılıyorum. :)

Soğanı küp küp doğruyoruz,yağda kavuruyoruz-ben zeytinyağı ve ayçiçek yağını karıştırıp koyuyorum. Salça da ekleyip (biraz domates, biraz biber salçası),tuzunu koyup biraz daha kavuruyorum. Fasulyeleri boylamasına ikiye bölüp,enlemesine kesiyorum-daha çok tadı çıkıyormuş gibi geliyor. Soğanla fasulyeyi karıştırıp biraz daha kavuruyorum,fasulyeler biraz pişmiş oluyor. Daha sonra doğranmış domateslerimi de karıştırıp,1 bardak kadar da üzerine su döküp pişmeye bırakıyoruz. Afiyet olsun.

( Fotoğraftaki fasulye de daha ocağın üzerinde kaynıyor.)



PATLİCAN PATLİCAN

Yeşil biber-kırmızı biber-patlıcanı büyük büyük doğrayıp yağda kızartıyoruz. Kıymamızı da hiç yağ koymadan tencerede kavuruyoruz.Kavurulunca doğradığımız soğanları da içine atıp, soğanlar ölene kadar pişiriyoruz,salça-tuz ilave ediyoruz. Sonra kızartmış olduğumuz sebzeleri de kıymaya ilave edip karıştırıyoruz- en son üzerine bir domatesin kabuğunu soyup küp küp doğrayıp yemeğin üzerine koyup, tenceremizin kapağını kapatıyoruz ve biraz demlendiriyoruz.Üzerine karabiber serpip servis ediyoruz. Afiyet olsun.

3 Ağustos 2010 Salı




TATNI YİYENİM,ÇOK TATNI ONANIM :)

Beni bu bloğu yapmaya teşvik eden tatnı insan, bu da sana teşekkür hediyesi-hep tatnı olalım diye :)



İLK REÇEL DENEYİMİ

Yayladan tek tek topladığım böğürtlenleri iyice yıkayıp büyük bir tencereye koydum,üzerine de göz kararı şeker. Ocağın en kısık ayarında şeker eriyene kadar pişti,eriyince altını iyice açıp 10-15 dakika kadar böğürtlenler hopladıktan sonra ocaktan alıp balkona güneşe koydum-koyuluğunu ayarlamak güneşte kalma süresine bağlı. Çok korkmuştum ama çok güzel oldu mayhoş ve hafif sulu. Böylece reçel sınavını da geçmiş oldum. :) Afiyet olsun.

23 Temmuz 2010 Cuma




MERCİMEKLİ KÖFTE

Yaylada 5 çayı :) 1 bardak kırmızı mercimeği yıkayıp tenceremize koyuyoruz, içine 1 orta boy patatesi de soyup –küp küp doğayıp içine atıyoruz, 3 bardak kadar da su koyup haşlanmaya bırakıyoruz.
Ayrı bir tavaya 3-4 soğanı küçücük doğrayıp soğanı pembeleşinceye kadar kavuruyoruz (gerçi soğan hiçbir zaman pembe olmuyor ama öyle denmiş bir kere... )pembe olunca :) içine tuz ve biber-domates salçası koyup eritiyoruz, (acı olmasını isterseniz biraz da kırmızı pul biber atabilirsiniz) ocaktan alıyoruz.
Kişi sayısına göre koyduğumuz çay bardağında, bulguru genişçe bir kaba koyuyoruz. (Ben her zaman 2 bardak fazla koyarım-çok seviyorum ,kalınca daha sonra da yiyorum.) Tenceremizdeki mercimek patates su karışımını iyice kaynadıktan sonra ocaktan alıp bulgurun üzerine döküyoruz ve iyice yoğuruyoruz-bulgurun kıtırı geçene kadar. Daha sonra soğan-salça karışımını da ilave ediyoruz, tuz-karabiber-kimyon da atıp tekrar yoğuruyoruz. 1 demet kadar maydanozu da kıyıp içine karıştırıyoruz. Eğer sert olursa biraz sıcak su ilave edilebilir-çünkü yumuşak olması esastır.
Yanına da soğanlı bir salata yaparsanız, bir de çay demlerseniz çok güzel olur. Afiyet olsun. :)


22 Temmuz 2010 Perşembe




İMAMBAYILDI
(KÜÇÜK KARA BALIK)

Bilmem sizin oralarda var mıdır? Patlıcan ama kısa boylu, cinsi öyle büyümüyorlar - Ankara’da yok mesela, Mersin’de var. Bu kısa boylu patlıcanlardan 15 tane alıyoruz ,neden mi 15 tane? Çünkü yuvarlak fırın tepsisini dolduruyor da ondan.
Patlıcanları pijamalı olacak şekilde soyuyoruz yani şerit şerit çizgili oluyorlar. O sap kısımlarından yaprakları koparıp biraz traşlıyoruz ama koparmıyoruz. Sonra patlıcanları boyuna 3 derin çizgi çekip kızartıyoruz, beyaz bir yeri kalmayacak. Kızartmaya başlamışken 4-5 yeşil- kırmızı biber de kızartıyoruz tüm bir şekilde.
İç malzemesi olarak soğan ve biberi ince ince kıyıp azıcık yağda kavuruyoruz, domates ve biber salçalarından da biraz biraz ekliyoruz. Kavurulunca üzerine bolca domatesi soyup doğruyoruz ve sarımsak da bir o kadar bol soyup-irice içine atıyoruz –tuzunu ekleyip, biraz pişiriyoruz.
Kızaran patlıcanları tepsiye diziyoruz ve derin bir yarık açıyoruz –bu iç malzemeyi de kaşıkla tek tek içlerine koyuyoruz. İçimiz kalırsa onu tepsinin boşluklarına ekliyoruz. Fırında 1 saat kadar daha pişiriyoruz. Gerçi bu süre sizin seçiminiz çünkü tüm malzemeler zaten pişmiş durumda yarım saat,1 saat... Çıkarmaya yakın üzerine kızartmış olduğumuz kırmızı-yeşil biberlerimizi de ekliyoruz.

ŞEHRİYE PİLAVI

Yanında da şehriye pilavı güzel olmaz mı? Ben nedense pirinç pilavını çok sevmiyorum,tatsız tuzsuz geliyor. Pilav dediğin ya bulgur olacak ya da şehriye.

Tenceremizde tereyağımızı eritiyoruz,yağımız kızınca içine 1 bardak şehriye atıp kavuruyoruz-kahverengi olunca 1 bardak daha şehriye koyuyoruz (böylece pilav 2 renk oluyor),birazcık kavurup içine bulyon koyup üzerini geçecek şekilde su ilave ediyoruz,tuzunu da unutmuyoruz.
Not: Şehriye pilavının en güzel yanı lapa olma derdi yok,suyu az gelirse su bile ilave edilebilir.
Afiyet olsun...



FIRINDA KABAKLI TAVUK

Bir yılınızı verip çalıştığınız sınav sürecindesiniz,2 gün süren bir sınav-KPSS. İlk gün sınavdan çıktınız, eve gidip biraz dinlendiniz-uyudunuz ve tabii ki acıktınız. Yemek konusunda biraz değişik olduğunuzdan üşenmediniz evdeki malzemelerden yemek yarattınız.( Daha önce yapmamış olduğum bir yemek olduğundan yaratmış oldum. )
Büyük bir fırın kabının içine tavuklarımızı küp küp doğruyoruz,2-3 orta boy soğanı iri iri dilimliyoruz,3 kabağı yuvarlak yuvarlak kesiyoruz,3 domatesi de küçük küçük doğruyoruz,sarımsak tanelerini de tüm tüm atıyoruz. Bu karışıma Beypazarı’ndan aldığım çeşniden, Edirne’den aldığım karışık baharattan,biraz köriden,biraz da tuz ekledim ve elimle karıştırdım. Üzerine de en son sıcak suda eritilmiş salçayı döküp fırına verdim, 1.5 saat kadar pişti. En son da kuru nane serptim. Afiyet olsun. 



KADINBUDU SIKMA

Kütüphaneden geldiniz ve tekrar akşam seferine kütüphaneye gideceksiniz. Kısa sürede güzel ne yapabiliriz?
Eve gelirken marketten açık ekmek ve 1 alana 1 bedava olan hazır kadınbudu köftelerden alınır. Köfteler bir güzel kızartılır-domatesler dilimlenir-nane ve maydanoz ayıtlanır-evde ne varsa.... mesela ben de közlenmiş biber vardı,ondan da koydum. Bu malzemeleri açık ekmeğimizin ortasına yerleştiriyoruz,tuz ve pul biber de ekleyip rulo haline getiriyoruz. Gazozla iyi gidiyor,biz öyle yaptık.:) Ama beklediğimden güzel oldu,tavsiye ederim. Afiyet olsun. :)

Not: Mersin’de sac üzerinde bazlamalar yapılır ve peynir-patates-zeytin salatası vb. katık edilerek içine sarılır,rulo yapılır ve sıkılır- buna da ‘sıkma’denilir.

7 Temmuz 2010 Çarşamba




YEŞİL SALATA

Morlu yeşilli marulumuzu doğruyoruz. Bahçeden topladığımız nane-maydanoz-taze soğan-semiz otunu (soğukluk) da ekleyip karıştırıyoruz. Turunç ekşisi yeşilliğe çok yakışır, e biz de Mersinli'ysek turunç sıkmak gerekir. Üzerine de zeytinyağını gezdirip tuz ve kırmızı pul biber serpiyoruz.
Rejim yapıyorsak öğün olarak,yapmıyorsak yemeğimizin yanında afiyetle yiyoruz.:)

Not: Marul salatalarına limon-turunç yakışırken, Semiz otu ve roka salatalarına nar ekşisi, domatesli-salatalıklı salatalara da nar ekşisi yakışır,dikkatinize.
Ayrıca semiz otuna soğan,rokaya sarımsak konması tavsiye edilir.



MENEMEN

Soğanlarımızı ve biraz acı olsa daha güzel olacak yeşil biberlerimizi küçük küçük doğrayıp yağ ile kavuruyoruz,tuzunu da ekliyoruz. Biber ve domates salçalarımızı soğanlara ekliyoruz. Soyduğumuz domatesleri doğrayıp (ben küçükçe doğrama taraftarıyım)karışıma ilave edip, tavanın ağzını kapatarak demlenmeye bırakıyoruz.Kasede çırptığımız yumurtaları tavaya ekliyoruz,karıştırarak pişiriyoruz-en son üzerine karabiber,kuru nane, kırmızı pul biber serpiyoruz- çok güzel oluyor,pizza gibi görünüyor. :)Afiyet olsun. (İçine koyduğum biber acıymış ama o kadar yakıştı ki,tavsiye ederim.)





BAHÇEDEKİ ISPANAK

Bir varmış bir yokmuş dağların ardında kış boyunca bahçede çalışıp duran bir baba varmış,kızı mutlu olsun diye bahçeye ıspanak,nane,maydanoz,soğan dikermiş. :) Kızı da onlardan yemekler yapıp babasına yedirirmiş,karnını doyururmuş. Mutlu mutlu yaşarlarmış.
Bahçeden topladığımız bu sevgi dolu ıspanakları yıkayıp,doğruyoruz.Tencereye haşlanan suyun içine ıspanaklarımızı koyuyoruz,rengi biraz değişince (7-8 dakika kadar)kevgirle süzerek bir tabağa alıyoruz. Küçük küçük doğradığımız soğanları geniş bir tavada yağ ile kavuruyoruz.Pembeleşince biraz domates ve biber salçası ekleyip karıştırıyoruz, tuz-karabiber ile birlikte ıspanağımızı da kavuruyoruz.Üzerine limon sıkıp- kırmızı pul biber ekleyerek yiyoruz. Afiyet olsun.

Not:Yumurta kırarsanız ya da börek içinde çok güzel oluyor,tavsiye ederim.






'BORANİMSİ'
Yemekte çeşit olsun diye ıspanağın birazını sarımsaklı yoğurtla karıştırdım,içine tuz ve kırmızı pul biber ekledim. Üzerini de pul biberle süsledim. Afiyet olsun. :)

Not: Meze olarak tavsiye edilir.



ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMA

Marketteki manavdan sorumlu amcalarla iyi olursanız biber alırken küçüklerinden olsun deme imkanınız olur,onlar da sizi severse küçücük biberlerden verirler.
Biberlerimizi sap kısmından keserek,çekirdekerini temizliyoruz-yıkayıp bir kenara koyuyouz. İç malzemesi için domates ve soğanı soyup küçük küçük doğruyoruz.Nane-maydanoz-biberi de ince ince kıyıyoruz.Pirinci de yıkayıp ekliyoruz. Birer kaşık biber ve domates salçalarını da karışıma ekliyoruz.Tuz-karabiber-kırmızı biber-zeytinyağı ve sıvı yağ da ekleyip elimizle yoğuruyoruz,tadına da bakıyoruz ki bir şey unutmayalım.Geniş kısa boylu tenceremize diziyoruz,dibine su ve azıcık yağ koyup pişmeye bırakıyoruz. Biberlerin rengi değişince pişmiş demektir. Afiyet olsun. :)

Not: Biberlerin ağzını domatesle kapatınca hem renkli-hem yakışıklı oluyorlar.

30 Haziran 2010 Çarşamba




KURU DOMATESLİ MAKARNA

Eğer eve uzun bir aradan sonra yeni gelmişseniz,evde yemek yapacak bir şeyler yoksa,yorgunsanız-dışarı çıkmaya üşeniyorsanız o zaman MAKARNA YAPIN :) hem de ekmek almak için bile evden çıkmanız gerekmez.
Önce makarnaları azıcık yağda kavuruyoruz,renkleri biraz kahverengi oluyor. Sonra içine kaynayan suyumuzu ve bulyonumuzu atıp haşlanmaya bırakıyoruz-bu arada suyun içine Beypazarı'ndan aldığım kuru domatesleri(dilimleyip de),pilav çeşnisini(içinde soğan- sarımsak- biber- domates kuruları var),kurutulmuş sarımsak dilimlerini de attım tabii biraz da tuz.Haşlanınca hepsini süzgeçten geçirdim ve tabağa aldım.Üzerine dövülmüş ceviz-kuru nane-karabiber de serptim,tabi evde yeşillik de yok ama kuru soğanın biri fiskermiş onu da bir güzel üzerine doğradım hem renk verdi,hem de tat sonra da bir güzel yedim, size de afiyet olsun. :)

NOT:Bir daha Beypazarına gidersen daha çok çeşni-domates ve sarımsak kurusu al,çünkü her şeye yakışıyor.

29 Haziran 2010 Salı






FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Kandil nedeniyle aileme güzel bir sofra hazırlamak istedim. Bütün tavuk yapmayı cok uzun zamandır istiyordum ama cesaret edemiyordum,blogun ve kandilin serefine kolları sıvadım.
Bütün tavugu sabahtan iyice yıkayıp derisini temizledim ,zeytinyagı-tuz-karabiber-kırmızı biber-bahceden topladıgım biberiye-yarım turunc suyu-kekik ile marineleyip agzını kapatarak buzdolabına koydum. Aksam uzeri kucuk soganları-patatesi-biberi-sarımsagı biraz kızartıp geniş yuvarlak,fırına konabilecek bir tepsinin kenarlarına dizdim. Marinelenmiş tavugu da arkalı ve onlu kızartarak tepsinin ortasına yerleştirdim.Üzerine biberiye ekleyip,turuncun yarısını da sıkıp fırına verdim.Önce uzerini folyolayıp,daha sonra kızarması icin folyosunu çıkardım.200 derecede yaklaşık 1 saat pisti-ben cok dakikalara inanmam,illa ki yemegin tadına bakıp da karar veririm :) Çıkarınca uzerine bahceden topladıgım maydonozları da serpince daha bir şirin gorundu sanki...